Adı Soyadı
Yılmaz Güney
Ülke
Türkiye
Doğum Tarihi
1 Nisan 1937
Ölüm Tarihi
9 Eylül 1984
Yılmaz Pütün, bilinen adıyla Yılmaz Güney (1937-1984) Kürt kökenli aktör ve yönetmen. Çirkin Kral lakabıyla da bilinen sanatçı, 60'lı yıllarda birçok filmde başrolde oynadıktan sonra, 70'li yıllarla birlikte toplumsal içerikli gerçekçi filmler çekip yönetmeye başladı.
Yılmaz Güney 1937'de yılında fakir bir ailenin çocuğu olarak Adana'da dogdu. Dokuz yaşında çalışmaya başladı. İlk işi çobanlıktı. Lise yıllarında DORUK adında bir sanat dergisi çıkarttı.Hikayesinden ötürü 1955 yılında gözaltına alındı ve hakkında dava açıldı.1957 yılında davası sonuçlanmış ve yedi buçuk yıl agır hapis, iki buçuk yıl sürgün cezasına çarptırıldı. 1964 yılında dönemin ünlü sinema yıldızı Nebahat Çehre ile evlendi ve bu evlilik 4.5 yıl sonra boşanmayla sonuçlandı. 1968 yılında askere gitti. 1971 mayısında ülkedeki birçok aydın, yazar, sanatçı gibi gözaltına alındı, ancak genel afla serbest kaldı. Bu dönemde tanıştığı kendisinden 15 yaş küçük Fatoş Güney ile 1972'de evlendi. Bu birliktelikten 1971'de Yılmaz adında bir oğulları oldu. 1974 Eylül'ünde Endişe adlı filmin çekimi için bulunduğu Adana'nın Yumurtalık ilçesinde ilçe savcı Sefa Mutlu'yu öldürülmesi nedeniyle 19 yıl ceza aldı. 1976 yılında Kayseri cezaevindeyken babasını kaybetti.
Cezaevindeyken Güney adlı bir kültür sanat dergisi çıkardı, fakat sıkı yönetimin tekrar gelmesiyle dergi, on üçüncü sayısında kapatıldı ve hakkında yazdıklarından ötürü on ayrı dava daha açıldı. Hapiste bulunduğu dönemde üretken bir görüntü çizdi, 1978'de Sürü ve 1979'da Düşman filmlerinin senaryosunu hapiste yazdı. İki filmi de Zeki Ökten yönetti. 1981 Ekimi'nde izinli olarak çıktıgı Isparta yarı açık cezaevinden önce İsviçre, ardından Fransa'ya kaçtı. Senaryosunu yine hapisteyken yazdığı ve Şerif Gören'in yönettiği 1982 yapımı Yol filmi, 1982 Cannes Film Festivali'nde Altın Palmiye kazandı. Ödülü Güney bizzat aldı. 1983'te Duvar adlı son filmini de Fransa'da çekti. Bu arada hapisten kaçması üzerine 22 yıl fazladan hapis cezasına çarptırıldı ve Türk vatandaşlığından çıkarıldı.
Güney, 1984'te Paris'te mide kanseri nedeniyle hayatını kaybetti. Cenazesi Paris'in ünlü mezarlığı Pere Lachaise'e gömüldü. Yılmaz Güney'in oğlu Yılmaz haricinde evlilik dışı bir ilişkiden 1966 doğumlu Elif adında bir kızı bulunuyor. Elif Pütün, halen Fransa'da yaşamakta ve orada pedagog olarak çalışmaktadır.
Devamını Oku
Popüler Yorumlar
bu adam gibi bir adam yüzyılda bir gelir sinemaya ama kıymetinin bilinmeyip yabancı topraklarda ülkesine hasret ölmüştür.Keşke tanışabilseydim ama o adar şanslı değildim ben doğduğumda o çoktan ölmüştü. Nazım -Ahmet -Namık-Yılmaz- daha niceleri
Türk ve Kürt Sinemasının dehası...Hayatta olsaydı bir çok filme ve ödüle imzasını atardı.
Yorumlar
Yeşilçam sinemasına yön veren efsane isimlerinden biridir. Sinemamız için önemi çok büyüktür çok yönlü bir sinemacıydı. Yılmaz Güney sinemada kendi sinemasına icra edene kadar sinemamız zengin kız fakir oğlan kısır döngüsündeydi. Çirkin Kral öylesine başarılı toplumsal filmler yaptıki adeta tarihe geçti. En fazla ödüle layık görülen erkek sanatçı ünvanını ele geçirdi. Başına gelen onca talihsiz olaya rağmen yılmadan yıkılmadan usanmadan sinemasını yaptı. Yılmaz Güney sinemada Avrupa'ya Cannes film festivalinde Altın Palmiye ödülünü aldı. Oyuncu,şair,yazar,kurgu ve yönetmen di dünyada cezaevinden yönetilen filmler diye bir kavram bile yarattı nur içinde yatsın yeri hiçbir zaman dolmadı.
Devamını OkuYeşilçamın olmazsa olmazlarından Çirkin Kral Allah rahmet eylesin.
O kadar sansür ve lekelemeye karşın Türk sinemasını yurtiçi ve yurtdışında en iyi temsil eden oyuncu/yönetmen/senaristlerden biridir. Zamanında onun yaptığı politik filmleri şimdi bırakın yapmayı içinden geçirmeye kimsenin çapı yetmez. 1950 lerden beri sinema ve müzik dünyamızda ne yazık ki sansür var. 2010 ve sonrası pısırık sanatçıların, içeriği boş film ve şarkıların yılları oldu.
Türk sinemasının en iyi oyuncu ve yönetmeniydi diyebilirim.
Toplumsal filmleri öncesindeki filmlerini beğenmiyorum.Özellikle Duvar filmi çok iyiydi .Maalesef ülkemizde insanların değeri öldükten sonra anlaşılıyor.Her nekadar kendisi adli bir olaydan ötürü hapis yatsa da çoğu insanın gözünde vaktiyle vatan haini diye yaftalanmisti.Tıpkı Ahmet Kayaya yaptıkları gibi...