Arabası ile birine çarpıp kaçan genç bir kadın (Suvari), kendi kaderinin çarptığı adamın kaderine bağlı olduğunu fark ettiğinde işler hiç umulmadık bir boyut alır.
mena suvari -soyadını hep ilginç bulmuşumdur- gayet iyi bi performans sergilemiş bana göre.ama film biraz sıkıcıydı.adam tam kaçıcak geri döndürüyo falan.sürekli döngü halinde.biraz sıkıldım açıkçası.ama final iyiydi.orta seviyede denebilir film için de.
bu nasıl bir caniliktir ya felaket bir filim adamı günlerce o halde bıraktı bencilce davrandı çok kötü bir filimdi ben izlerken çok sıkıldım ve o adamın çekikleri gerçekte içler acısıydı...
arabasıyla birine çarpıp kaçanını yada yardım edenini çok gördük ama kafası ön camından içeri girmiş bir kurbanınıgarajına kapatacak biri sık rastalanacak türden bir kahraman değil."stuck"a ilham veren olay gerçek yaşanmış aslında.2001 yılında teksas'ta chante jawan mallard adlı kadın gregory biggs adlı bir evsize çarpmıştı ve biggs'i garajında ölüme terk etmişti.daha sonra mallard 2003 yılında 50 yıl hapis cezasına çarptırıldı.buda law and order ve csı dizileri konu olmuştu.yönetmen ise "re-aminatör ve from beyond adlı filmlerin yönetmenliğini yapmıştı.fantastik finali bir çok eleştirmen tarafından etkileyici ve başarılı bulunan "stuck" layıkıyla taşıdığı b filmi ruhundan dolayı epey hayran topladı.
film gerçek hayattan uyarlanmış die izledim,ama maalesef sıkılarak izledim ve izlerken de korktum açıkçası adamın yerinde gerçekten olmak istemezdim,çünnkü gerçekten kız tam bir caniydii,izlemezseniz çok fazla bişi kaçırmazsınız derim..!!
ilginç bir film olmuş ama o kadar da üst düzey bir oyunculuk yoktu bence iki oyuncunun da performansını beğenmedim açıkçası. gerçek bir olaydan alınması ise filmi ilgiç kılan tek şey.
aslında eleştirilecek o kadar çok noktası var ki filmin. gerçek bir olaydan esinlenmiş olduğu halde inandırıcılıktan epey uzak senaryosu, gereksiz ve hikayenin gidişatına hizmet etmeyen diyalogları, kötü oyunculukları şu anda aklıma gelenler. bunlar hakkında detaylı şeyler yazabilirdim ama hikayeyi açığa çıkartmış olacağımdan dolayı yazamıyorum ama emin olun hiç de farketmezdi. kısacası; zaman kaybına neden olacak bir film seyretmek istiyorsanız buyrun diyorum.
ayrıca orjinal film adlarını saçma bir şekilde türkçe'ye çevirme adeti burada da kendini göstermiş. bu filmin adı "çıkış" yok" ise aynı mantıkla birçok filmin adı da "çıkış yok" olmalı. dağıtımcı şirketlerin daha özenli olmasını istiyorum bu konuda.
gerilim ve korku mu? önce konuya bakalım: bir kazadan sonra saatlerce arabanın ön camında kalan berbat durumda bir adam, çarptığı adamın camda öylece kalakalmasına rağmen arabasını garajına park eden ve adamın ölümünü bekleyen bir hemşire. ve film başlıyor. sevgili hemşire, adama çarptın, adamı ön camdan içeri fırlattın, yardıma ihtiyacı olmasına rağmen arabayı garajına park ettin, gittin sevgilinle seviştin. ertesi gün, gittin baktın ki adam aksesuar olarak arabanın ön camında kan revan içinde hala senden yardım bekliyor. sen bu adamı tanır mısın ki, seni ele vereceğini düşünüyor ve onu oyalayıp ölüme terk ediyorsun, hem de kendi garajında? peki, anladık, psikopatsın. sevgilinden yardım istiyorsun, sevgilininse kendine hayrı yok, ne yardım istemeyi beceriyorsun ne de sevgilinle birlikte birşey yapabiliyorsun, manyak mısın? bir de üstüne üstlük bulduğun her fırsatta adamı öldürmeye çalışıyorsun. aksesuara gelelim; sevgili aksesuar, hakikaten berbat bir haldesin, acil yardıma ihtiyacın var, kan kaybından ölmek üzeresin. bütün gece ön camda öööylece kaldın, yardım bekledin, baktın kimseden sana fayda yok, kendi işimi kendim göreyim dedin. önce, kaza öncesinde-sırasında ve sonrasında ortalıkta olmayan(herhalde yönetmen acıdı adamın haline ve telefonu ortaya koyuverdi) cep telefonunu almak için o çok kötü haline rağmen iyi hamlelerle telefona ulaştın, olmadı arabanın kornasına basıp yardım istedin, onlar da yetmedi arabanın içine doğru kendini itip kırık ayağını (arabanın içinde hernedense kondurulmuş malzemelerle, ki bu da sanırım yönetmenin duygusal tutumu) sabitledin. yetmedi, arabadan çıktın, hemşirenin sevgilisini öldürdün, sonra ayaklandın...sen hakikaten bir kahramanmışsın..da...yahu madem böyle kahramanca hareketlerin olacaktı, neden saatlerce bekledin, neden biz seni kan kaybından ölecek zannederken sen bunları yapabildin??? saçma, mantık hatalarıyla, gereksiz ayrıntılar ve gereksiz repliklerle dolu, gerilim ya da korku kelimelerinin baş harflerinden bile yoksun, izledikten sonra "bu ne yahu?" dedirten, çok basit ve çok yüzeysel anlatımlı abuk bir film. tavsiyem değildir, izlenecek bir film değildir, bu sitede favorilere eklenecek bir film değildir, hatta benim bu filme yorum yazıp kaybettiğim vakte de değecek bir film değildir.
üstümdeki cevap veren kişiye aynen katılıyorum..gerçektende yazdığın için çok teşekkürler..zaten filmin daha başı ve konusu saçma bunları okudum filmide hiç izlemek içimden gelmedi..ki izlemeyidedüşünmüyorum:d
haklı olabilirsin belki ama, yorumumu okuduktan sonra filmi izleyerek vakit kaybetmiş olmayacaksın. inan, o değerli vaktini harcayabileceğin çok çok çok daha güzel filmler var.
öncelikle sıkıcı bir film değil,,konusu güzel ,,bir de gerçek olaydan alınmış olması insanı düşündürüyor.filmdeki adamın haline bayağı bir acıdım,,bu kadarda şanssızlık olmaz ....
film bence vasatın altında bi film diyebilirim.. hiç bi sürükleyiciliği yok basit bir yapım ve sacmalaık adam kac gün olduğu kan kaybından ölmez mi ..neyse şiddetle tavsiye edebileceğim bi film deil.. ii seyirler
Çıkış Yok
Sinepedi Katılımcıları